31 Ocak 2011 Pazartesi

Yemeğe Davetliyiz

Bugün akşam çok sevdiğimiz Erkin Abimizin yeğeni olan Ercan Abilere yemeğe davetliyiz.
Bu kadar şans olabilir,Amerika gibi büyük bir yerde yakının da akrabalarının olması.
Her ne kadar yeni tanışsakta onların burda olması psikolojik açıdan bile insanı rahatlatıyor.
Aslında her şey çok güzel burda fakat insan bazen düşününce Allah korusun başına bişey gelse yapayalnızsın.
Bunu düşünmek bile insanı karamsarlığa itiyor.İlk günler biraz yaşadım o korkuları fakat çok kafaya takan bir yapımın olmaması ve güzel güzel iyi insanlarla tanıştıkça aşıyorsun.
O yüzden uzaklar da yaşamak hakikaten herkesin yapabileceği birşey değil.
Neyse gelelim biz davetimize.
İşte o güzel ve iyi insanlardan birileri de Meltem Ablacım ve Ercan Abimiz....
Bize çok güzel akıllar verip yaptıkları yönlendirmeler ve deneyimlerini paylaştıkları için burdan yeniden çok teşekkür ediyorum.
Meltem Abla süper bir masa hazırlamış.(Ellerine sağlık)Sarmalar benden....
Menü de Balıkkkkkkkkkk ve muhteşem masamız
Önce kızlara yemeklerini yediriyoruz.Onlar dogru odaya,sonra biz rahat rahat sohbet ederek yiyoruz yemeklerimizi.Arkasından pastalar tabi minik de olsa tadına bakıyorum artık.
Evleri,bahçeleri inanılmaz güzel,Hayalimdeki ev,tek kat,sade ve şık.....
Amerika ya geldiğimizden beri dikkat ettim,nereye gidersek gidelim çocuklar hep odalarında oynuyorlar.
Ya Duru büyüdü,ya da  burdaki düzene alıştık.
Hatırlıyorum da çocukların sesinden,kargaşasından biz anneler oturupta sohbet edemezdik.

                                                            Duru;Lara ve Kayra

LARA

Güzel Bir Gün

Güzel ve yogun bir gün geçirdik Duru ile birlikte.
Yine ilklerin yaşandıgı bir gündü.
Öncelikle sabah uyandık kahvaltımızı yaptık ve Duru nun tuvaleti geldi.
Eeeee ne var bunda diyeceksiniz,gayet normal...
Hayır ddeğil.........

Annnne diye beni çagırıyor
Bende bulaşık yıkıyorum.
Görünce bir kahkaha atmışım,baya karşılıklı güldük
.Kendisi odadan sandalyesini,bilgisayarı taşımış,
Bilgisayardan çizgi film açılmış(ögrendi artık)
OOOOOOOOOhhhhhhhhhh keyfe bak,
Anne bitti....
Sen şimdi yemezmisin bu tatlılığı.
Tuvaletten sonra kendi odasında elbiselerini değiştirmişbir güzel giyinmiş. balerin olacakmış,
Olsun bakalım,
Anne hadi çek beni.1saat çekim yaptık ne pozlar ne pozlar,








Şu sıralar zaten ya foto model olacak yada fotografçı.Fotograf makinesiye yaşıyoruz adeta.
Bir de her çekimden sonra bakıyım bakıyım demesi yok mu sabırsızca.Issır artık.
Neyse saat 2:00 da Ritalara gidicez.Sıra bizde şimdi biz onların evine davetliyiz.
Hazırlandık ve çıktık yollara.Kızlar bizi kapıda karşıladılar.Çok sıcak kanlılar hemen Duru yu odalarına götürdüler.Arada bir kontrol için odaya gidiyoruz,Duru hayır gelmeyin diye bağırıyor.Ama güzel güzel yaramazlık yapmadan oynadılar.

Kurabiye Canavarları

                                                            Dr.Duru Güleryüz
                                                 Masadaki Şişeye dikkat:Yogurt Drink(ayran)
                                                  Kuzucukların Vedalaşma Merasimi
Böyle güzel bitti.Meriç bizi almaya gitti.Eve gittik yemeğimizi yedik ve bir ilk daha yaşandı.
Meriç akşam arkadaşlarıyla dışarı çıkacakmış.Ne komik değilmi.Denizli de haftanın en az 2-3 akşamı olan şey 2 ay 2 haftadır ilk kez yaşanıyor.Sohbet şöyle gerçekleşiyor,
Meriç:Aşkım akşam ben dışarı çıkacam.
Seçil:Hadi canım biz ne yapıcaz
Meriç;Bordersa falan gidin sizde
Duru:Evet evet borders borders
Derken ben Merici gideceği yere bırakıp evin yakınındaki alışveriş merkezindeki D&R benzeri olan Borders a gidiyorum.Öğrendim ya artık.OHhhhhh yaşasın özgürlük.
Duru aştı artık olayı.
İnanılmaz bir gözlemci
Etrafında ne görürse kapıveriyor hemen



              Görüyorsunuz ki herkes yerlerde,kitapları rahatça okuyup,oyuncakları dilediğince oynayıp
               almadan çıkabiliyorsun.Ne güzel dimi.


                        Hatta yemek kitabından fotograflarını çekip pazar kahvaltısın da bu tarifleri kullandım.
                                                            Gayet normal yani

27 Ocak 2011 Perşembe

Yeni Hafta

Dikkati ettim de her hafta başka bişeye takılıyorum.Buna maymun iştahlık mı denir
yoksa geçici heves mi bilmiyorum.
Bi hafta keçelerle boğuştum,her bo şanımda toka,rozet yaptım.
Bi hafta tığ,şiş,ip aldım şaçmasapan şeyler yaptım.
Bi hafta daha önce hiç yapmadıgım pastalar börekler
Bi hafta bilgisayardan film izlemeler
Yeni hafta ne yapacagım bakalım.
Sanki bugünler hemen bitiverecek ve yine çalışmaya başlayıverecekmişim gibi geliyor.
O yüzden Duru nun uyumasını dört gözle bekliyorum.,ve uyudugunda özgürlük.isteyipte yapamadıgım
şeyleri yapıyorum.Şöyle kahvemi elime alıp ayaklarımı uzatıp keyifff yapmak.NE KADAR uzak bişey di benim için.
Hem yogun çalışmanın hemde çevremizin kalabalık olması nedeniyle hayat bi koşuşturmaca geçiyordu,
Bi de seviyorum boş durmamayı.
Burda da vakit bol,ama ben her anı dolduruyorum,Şu an Duru uyandı ve bana özel olan anlar sona erdi....

23 Ocak 2011 Pazar

Şimdi yemek zamanı


Masada Meriç olunca hiçbirşey kalmıyor tabiki.
Bir pazar günü steak yiyelim dedik.Nasıl kalabalık restaurant.İnsanlar özellikle zenciler süslenmiş püslenmiş sürü gibi gelmişler.
Porsiyonlar büyük,her çıkan elinde bi paketle çıkıyor,bişey dağıtıyorlar zannettim.Meğer tabakta kalanları eve paket yaptırabiliyormuşsun.

Etkinlik Zamanı



Hafta sonları şehrin ortasına kurulan panayırlar.Saatlerce sıra bekleyip hayvanların içine girdik.

Deniz kenarında yürüyüş

Pazarları vazgeçilmezim.Hava güzelse sabah Duru ve Meriç uyuyorken yr.ürüyüş yapıp eve gelmek ne güzel oluyor.İlk geldiğimiz günler hergün gidiyordum şimdi uykuya yenik düşüyorum.Deniz çokk güzellllllll

Duru akvaryumda




Duru ilk akvaryuma girdiğimizde korktu,kocaman kocaman köpek balıkları geçerken hele ağlayacaktı nerdeyse.Bir süre sonra alıştı yoksa çıkarıcaktı bizi.Bu çocukları anlamak çok zor,çıkarkende çıkmayalımmmmmmmmm.2 tur attık içeride.San Francisco Pier 39

22 Ocak 2011 Cumartesi

Keçeden yapılmış taçlar


 


Ecocanım ne güzel şey bişeyler üretmek.Senin yolunda ilerliyorum görüyorsun.Ne yaptıysan bende yapıyorum,biraz kopya var ,seninkiler kadar güzel olmuyor ama olsun emek var ne de olsa.Teşekkür ediyorum bana olan tüm desteklerin için ve burdan haykırıyorum SENİ ÇOKKKKKKKKKK SEVİYORUMMMMMMMMMMMMMMMMM......

Duru bisiklet biniyor



Burda yollar dümdüz,Yol kenarı var fakat kaldırım yüksekliği yok.O yüzden bisiklet binmek yürüyüş yapmak çok zevkli.
Önde ki atkı nedir? diye soracak olursanız.Minigimin bacak kasları henüz tam gelişmediği için yoruluveriyor.O yüzden zaman zaman o atkı yardımı ile çekiyorum.Şimdilik öğrenme aşamasında,1,2 ay sonra annesiyle beraber bisiklet gezitilerine başlar diye hayal ediyorum.

Duru parkta



Sosyetik kızım benim.Henmen güneşi görünce anne güneş gözlüğümü aldın mı diye soruyor.
Burda bi 10 gündür havalar ısınıverdi.Bakmayın Durunun atkılı olduguna,etraftaki çocuklar kısa kollu ve çorapsızlar.Sanırım biraz benim pimpirikliğim.Aman olsun içim böyle rahat ediyor.Duru da alışmış zaten ufacık rüzgar çıksın kafasına kapşonunu geçiriyor yavrum....

DORA DURU

Caliou dan sonra yeni gözdemiz DORA.Ve Duru uzun zamandan beri anne saçlarım dora gibi olsun diyor.
Ve sonunda cesaretimi topladım ve makası elime aldım.Duru sevinçten uçuyor,sonuç mu? İşteeee...



Hemen ayna ayna görmek istiyorum çıglıkları.Çok begeniyor,belki 10 dakika gülerek baktı aynaya,sonra elinde ayna ile banyo yaptı.Saçını köpüklerken başladı aglamaya.Doramı bozdun diye.
Neyse banyodan çıktık saçlarımızı kuruttuk,ayna hala elinde,begenmedi kendini bu sefer.Anne geri yapıştıralım saçlarımı keşke kesmeseydik........2 aydır yalvarıyor.

20 Ocak 2011 Perşembe

yan komşum

Rzgarlı bir gün,dışarıdan güm,pat, çat diye sesler geliyor.
Yan komşunun kapısının önündeki güzelim çiçekler rüzgarın
etkisiyle bir bir düştüler.Sonra kadıncagız onları bir bir toparladı
Duru da camdan izliyor kadın Duruyu seviyor falan...Derken aklıma parlak bir fikir geliyor.
Bu kadın bu kadar yoruldu dur ben onu kahve içmeye davet edeyim.Çıkıyorum ve diyorum ki;
Hiiii
How are you?
your working finish,my home drink cofee
Cevap:
ooooooooooooo thank you.10 min............ve bir sürü bişey dedi gerisini anlamadım.
10 dakika sonra elinde Hello kity nin boyama kitabıyla geldi.Duru ya hediye getirmiş.Nasıl sevindik.

                                                           Melissa and Seçil
                                                          Fotoyu çeken:Duru
Melissa california lı.Nasılda belli.Gülüp duruyor.Tabi sohbetimiz sözlük eşliğinde oldu.Ama 2 saat oturdu.Çok teşekkür etti tekrarlayalım bunu dedi.İlerleyen günlerde eşiylede Meriç tanıştı.Sonra yeni den çiçekler dikti bana da hediye etti bir tane.Kendi çok kalın ama ince düşünebiliyor:===)))))))))))))
Ve hazırlıklar yapıldı,birde fırında börek var henüz pişme aşamasında.
Misafir gelecek evime ollllllllllleeeeyyyyyyyy.Ya eve misafir gelecek diye seviniyorsun işte.
Ama yine kaynaşıverdim,burdada eksik olmuyor misafirim,burda ilginç olanı yolda,parkta
tanıştıgın insanlarla arkadaş oluveriyorsun.Çünkü herkes yabancı.Normalde ben Denizli de parkta
bi kadınla tanışacagım,sonra onu eve davet edeceğim,o da balıklama atlayım hemen gelecek.
Macera benim ki biraz,Bir de dil öğrenme merakı.Bir an önce akıcı bir şekilde konuşmak istiyorum.


Rita,Deniz ve Maya
Bu fotografta niye Duru yok?Çünkü benim güzel kızım çekti fotografı.


Çok güzel bir gündü.Kızlar çok güzel oynadılar.Onlar ingilizce konuştu,Duru türkçe ama anlaşabildiler.
Biz ise  Rita biraz türkçe biliyor,yarı türkçe yarı ingilizce ama iyi oldu pratik yaptım.
Bana bir market ismi verdi herşeyin organik oldugu.Burdakiler organik diye kafayı yiyecekler.Çocuklar ve Rita kısıra bayıldılar,çocuklara meyve suyu koydum no dediler,süt dedim soyamilk varmı dediler,plastik şişede su içermisiniz diye gösterdim,saglıksız diye plastikten su içmezlermiş.Ya daha neler ögrenicez bakalım.
 Duru onlara kırmızı balık,portakalı soydum,mini mini bir kuş şarkılarını söyledi kızlarda Duru ya ingilizce şarkılar söylediler.Sonra oryantal müzik açtım fizy den oynadılar derken Meriç geldi işten öylelikle gittiler yoksa çok memnun kaldılar.Sıra bizde haftaya da biz onlara davetliyiz.Bu arada söylemeyi unuttum,Rita nın eşi Türk.

7 Ocak 2011 Cuma

amerika günlügü

Günler geçip gidiyor...
Bazen yolda yürürken içimden konuşuyorum,şakamı diyorum ben şu an Amerika sokaklarında yürüyorum,buraya tatil için degil yaşamak için geldim diyorum.Rüya gibi bişey bu.Geçen sene bu zamanlar dakikalarla yarışırken ordan oraya yetişmeye çalışırken.... Şimdi tam aksine sakin bir hayat stres yok beyin yorgunlugu hiç yok,bugün ne pişirsem? Hangi pastayı böregi yapsam.Duruyla nereye gitsek?Keçe mi yapsam örgümü örsem gazete mi okusam?(tabi Duru uyuduysa) Kendime ve çekirdek aileme bol bol vakit ayırabiliyorum.Ne çok eziyet etmişim kendime diye düşünüyorum bazen ama çok çalışmak da beni mutlu ediyordu.
her güzel şeyin bir kötü tarafı oluyor tabiki de.Ama ben şuna inanılmaz inanıyorum herşeyde var bir hayır.
Burda sokaklar, arabalar, evler, marketler,insanlar bizim oralardan farklı.Ama biz aynıyız,insan heryerde insan ve burda da hayat aynı şekilde akıyor nereye gidersen git.
Yeni yerler görmek,farklı yiyecekler yemek,oturduğun şehri keşfetmek çok güzel,artık biçok yeri ögrendim.Bu beni çok mutlu ediyor.Bugün ilk defa Meriç ve Duru olmadan dans kursuna gittim.Burda bununla inanılmaz mutlu oldum.Yalnız araba kullandım.Ne garip yıllardır yaptıgım şey şimdi çok büyük bi olay oluyor.
Sanki yürümeyi okumayı yeni ögreniyorsun